89. Fecr Suresi

(Fecr, tan yerinin ağarması ve şafak manasına gelir. Fecr suresi, Leyl suresinden sonra Mekke’de nazil olmuştur ve 30 ayettir. Bu surede eski kavimlere ait kıssalar hatırlatılır. İnsa­noğlunun kötülüğe yönelmekte olduğu belirtilerek bunun kötü sonucu, dünya hayatından sonraki hayat ve ora­daki durumlar kısaca anlatılır.)

Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla

1- Andolsun tan vaktine.

2- Ve on geceye.

3- Ve çift ve teke

4- Ve akıp gittiği zaman geceye (ki Rabbin, gerçekten gözetleme yerindedir).

5- Bunlarda, akıl sahibi olan için (ik­na edici) bir yemin vardır.

6- Rabbinin Ad kavmine ne yaptığını görmedin mi?

7- Yüksek sütunlar sahibi İrem’e?

(İrem’den kasıt Ad kavmidir. Kur’ân-ı Kerîm ve Arap tarih kitaplarında «Ad-i Ula» şeklinde zikredilmiştir. Necm suresinde de bu şekilde geç­mektedir. Yani, kendilerine Hud Peygamber gön­derilen Ad kavmine azab indirilmiştir. Buna karşı­lık Arap tarihinde bu azaptan kurtulup yaşayanla­ra «Ad-i Uhra» ismi verilmiştir. Kadim Ad kavmi­ne «İrem» denmesinin nedeni, bunların Sami ır­kından Hz. Nuh’un oğlu Sam ve onun da oğlu İrem’den geldiklerinden dolayıdır. Meşhur olan diğer bir kolu da Kur’ân’da Semud olarak zikre­dilmiştir. Başka bir koluda Arami’dir (Arame-ans). Başlangıçta Şam’ın kuzey bölgesinde yaşa­mışlardır. Onların lisanı olan Aramiece (Arame-anc) Sami lisanlarının en önemli koludur. Ad kavmi için «Zatü’l imad» (yüksek sütun sahibi) kelimesi kullanılmıştır. Çünkü onlar yüksek binalar inşa ediyorlardı. Dünyada bu gibi binalar ilk önce on­larla başlamıştır.)

8- Şehirler içinde onun (İrem’in) bir benzeri yaratılmamıştı.

9- Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud’a?

10- Kazıklar (güçler) sahibi Fira­vun’a?

(Firavun için «zü’l-Evtad» (kazıklar sahibi) denmiştir. Bu tabirin birkaç anlamı olabilir. Fira­vun’un askerleri kazıklara benzetilmiş ve dolayı­sıyla asker sahibi anlamına, kazıklar sahibi den­miş olabilir. Çünkü Firavun’un saltanatı askerle­rine dayanmaktaydı. Bir de, Firavun’un askerleri nerede kamp kursa orada her taraf kazıklarla do­lu gözükmekteydi. Çünkü kurdukları çadırlar ka­zıklara dayanıyordu. «Kazıklar Sahibi» tabirin­den maksat, Firavun’un, kazıklar dikerek insanla­ra azab etmesi de olabilir. Ayrıca Mısır piramitle­rine kazık denmiş olması da mümkündür. Çünkü piramitler Firavunlar’ın azametinin alametiydi. Nitekim onlar asırlardır yeryüzünde kazık gibi durmaktadırlar.)

11- Onlar (adı geçen kavimler), şehirler­de azgınlaşmışlardı.

12- Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırıp arttırmışlardı.

13- Bundan dolayı Rabbin, onların üzerine bir azap kamçısı çarpıverdi.

14- Çünkü senin Rabbin, gerçekten gözetleme yerindedir.

15- Ama insan ne zaman Rabbi ken­disini bir denemeden geçirse, ona bir ik­ramda bulunsa, ona nimetler verse, «Rabbim bana ikramda bulundu» der.

16- Ama ne zaman onu deneyerek rızkını kıssa, hemen, «Rabbim bana iha­nette bulundu» der.

17- Hayır! Aksine siz yetime ikram­da bulunmuyorsunuz.

18- Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

19- Size kalan mirası hak gözetme­den yiyorsunuz.

20- Malı pek çok seviyorsunuz.

21- Hayır! Yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu.

22- Rabbin (buyruğu) geldiği ve me­lekler de dizi dizi durduğu zaman.

23- O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda var ki?

24- «Keşke hayatım için, (önceden bir şeyler) takdim edebilseydim!» der.

25- Artık o gün hiç kimse, (Allah’ın) vereceği azap gibi azap etmez.

26- Onun vurduğu bağı da hiç kimse vuramaz.

27- Ey mutmain (itminana ermiş) nefis!

28- Hoşnut olarak ve hoşnut oluna­rak Rabbine dön.

29- Artık kullarımın arasına gir.

30- Cennetime gir.

Bana whatsapptan ulaş mı diyorsun? Numaranı bırak