• Kâfirûn suresi Mekke’de nâzil olmuştur.
  • Sure 6 âyettir.
  • İsmini, birinci âyette geçen ve “kâfirler” mânasına gelen اَلْكَافِرُونَ (kâfirûn) kelimesinden alır.
  • Sûre اَلْمُقَشْقِشَةُ (Mukaşkışe), اَلإخْلَاصُ (İhlâs), اَلْعِبَادَةُ (İbâdet), اَلدّ۪ينُ (Dîn) isimleriyle de anılır.
  • Ayrıca İhlâs süresiyle birlikte bu iki sureye اَلإخْلَاصَيْنِ (İhlâseyn) adı da verilir.
  • Sûre Peygamberimiz (s.a.s.) ve mü’minlerden, kâfirler karşısında tam bir kararlılıkla durup tevhide sarılmalarını, dinlerinden en küçük bir taviz vermemelerini ister.
  • Bununla beraber kâfirleri dini kabul etmeye zorlamayıp, kendi tercihlerine bırakmaları tâlimatını verir.
  • Fazileti
  • Resûlullah (s.a.s.), Kâfirûn sûresinin Kur’an’ın dörtte birine denk olduğunu ifade buyurmuştur. (Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an 10)
  • Yine Efendimiz (s.a.s.), sahâbeden birine, “Uyumak üzere yatağına yattığında قُلْ يَاۤ اَيُّهَا الْكَافِرُونَ (Kul yâ eyyühel-kâfırûn) sûresini oku. Çünkü bunu okursan şirk inancına sapmaktan korunur­sun” diye tavsiye etmiştir. (Ebû Dâvûd, Edeb 97-98; Tirmizî, Da‘avat 22)
  • Peygamberimiz (s.a.s.), sabah ve akşam namazlarının sünnetlerinde zaman zaman Kâfirûn ve İhlâs sûrelerini okurdu. (Müslim, Misâfirîn 98; Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 3)
  • İniş Sebebi
  • Rivayete göre Kureyşliler Nebiyy-i Ekrem (s.a.s.)’e zengin olacak kadar mal vermeyi, kızlarından istediğiyle evlendirmeyi ve bunun karşılığında davasından vazgeçmesini teklif ettiler. Peygamberimiz (s.a.s.) bunu kabul etmeyince:
  • “- O halde sana teklif edeceğimiz bir şey daha kaldı. Bizim için de senin için de en uygun olanı budur” dediler. Fahr-i Kâinat (s.a.s.):
  • “- Nedir o?” diye sorunca:
  • ““- Sen bir yıl bizim tanrılarımız olan Lât ve Uzzâ’ya ibâdet et, biz de bir sene senin ilâhına ibâdet edelim” teklifinde bulundular. Bunun üzerine Kâfirûn sûresi indi. (Taberî, Câmi‘u’l-beyân, XXX, 430)
Ayet ayet ilerlemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz.

  • 109/KÂFİRÛN-3
  • وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ
  • Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud(a’budu).
  • Ve siz, benim kul olduğuma (Allah’a) kul olacak değilsiniz.
  • 109/KÂFİRÛN-5
  • وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ
  • Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud(a’budu).
  • Ve siz benim kul olduğum (Allah’a) kul olacak değilsiniz.