• Mâûn suresi Mekke’de nâzil olmuştur.
  • Sure 7 âyettir.
  • İsmini, son âyetinde geçen ve “zekât, basit bir şey emânet etmek, yardım etmek” gibi mânalara gelen اَلْمَاعُونَ (mâ‘ûn) kelimesinden alır.
  • Sure اَرَاَيْتَ (Eraeyte), اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي (Eraeytellezî), اَلدّ۪ينُ (Dîn), التكذيب (Tekzîb) ve اَلْيَت۪يمُ (Yetîm) isimleriyle de zikredilir..
  • Surede iki insan tipinden bahsedilir.
  • Biri hesap ve cezaya inanmayan, bu sebeple yetim ve yoksul gibi toplumun muhtaç insanlarına gereken yardım ve ihtimamı göstermeyen kimsedir.
  • Diğeri gösteriş için ibâdet eden, her türlü hayra mâni olan münafık tipidir.
  • Her ikisinde de âhirete iman yoktur.
  • Bundan hareketle sağlam bir müslüman şahsiyetinin oluşması için dünyada yapılan işlerin âhirette mutlaka karşılığının alınacağına inanmanın esas olduğu ve düzenli bir İslâm toplumunun teşkili için de yardımlaşma ve dayanışmanın şart olduğu vurgulanır.
Ayet ayet ilerlemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz.

  • 107/MÂÛN-3
  • وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ
  • Ve lâ yahuddu alâ taâmil miskîn(miskîni).
  • Ve miskini (yoksulu, çalışmaya gücü olmayanı) doyurmaya teşvik etmez.
error: emeğe saygı lütfen !!