• Kureyş suresi Mekke’de nâzil olmuştur.
  • Sure 4 âyettir.
  • İsmini, birinci ayette geçen قُرَيْشٌ (Kureyş) kelimesinden almıştır.
  • Kureyş, Resûlullah (s.a.s.) mensup olduğu, İslâm’ın tebliğine ilk muhatap olan ve Kur’an’da adı geçen bir kabiledir. .
  • Sure hususi olarak Kureyş’ten bahsettiği için bu ismi almıştır.
  • Bu sure ile önceki Fîl suresi arasında konu itibariyle çok derin bir irtibatın olduğu anlaşılır.
  • Allah Teâlâ, Kâbe’nin Ebrehe tarafından yıkılmasını önleyerek Kureyş’e pek büyük bir ihsanda bulunmuştu.
  • Çünkü onlar, diğer milletler nezdindeki bütün itibarlarını Kâbe sayesinde elde etmişlerdi.
  • Bu sûrede de Kureyş kabilesi, aynı şekilde Cenâb-ı Hakk’ın kendilerine olan büyük ihsan ve ikramları hatırlatılarak sadece Beytullâh’ın Rabbi Allah’a kulluğa çağrılır. .
Ayet ayet ilerlemek isterseniz aşağıda bulabilirsiniz.

  • 106/KUREYŞ-2
  • ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ
  • Îlâfihim rıhleteş şitâi ves sayf(sayfi).
  • Onları, yaz ve kış yolculuklarında (göçlerinde) ülfet ettirdiği (emin ve rahat olmalarını sağladığı için).
  • 106/KUREYŞ-4
  • الَّذِي أَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَآمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ
  • Ellezî at’amehum min cûın ve âmenehum min havf(havfin).
  • O (Kâbe’nin Rabbi), kendilerini açlıktan (kurtarıp) doyuran ve onları korkudan güvenliğe kavuşturandır.